Gunpla – Gerçeği bunun 144 katı boyununda mı yani?

Aksini idda eden bir iki arkadaşım olsa da ben el işi yeteneğine sahip olmadığını düşünen biriyim. Resim ile alakam yoktur, düz çizgi bile çizemem, şekilli olsun şekilsiz olsun kesemem, boyadığım Warhammer modelleri bile eğreti duruyor gözümde. Zamanında bir iki gemi maketi de yapmayı denemiştim ama sonuç hüsran olmuştu (Tek haneli yaşlardaydım gerçi, fazla abartıyorum sanırım). Bu alanda kendime güvendiğim tek kulvar hep Lego olmuştur. En son 7-8 yıl önce Technic seriisinden büyükcene bir araba yapmıştım ve ondan sonra çıkardıkları her şey bana çok düşük seviye, kolay, çocuksu gelmişti. Sanırım o açığı artık Gunplalarla kapatacağım.

Mecha temasını çok severim. Film, anime, oyun olsun beni hemen içine çeker. İçten internetten gunpla (Plastik gundam modeli demek oluyormuş, “gundam modeli yapma/birleştirme” işine de gunpla denebiliyormuş.) sipariş etmek istediğini söyleyince kafamda bir şimşek çaktı. Mecha. Model. Oyuncak. Figür. Ama kendin yapıyorsun. Maket. Poz verebiliyor. İstiyorum! Ben sahip olmak istediğim on onbeş (Hızla artıyordu o sırada sayıları) modeli sıraya dizerken, İçten “En azından biraz biraz Gundam seyredetsen önce” dediğinde bir iki şey kafama dank etti. Evet, sevdiğimi idda etsem de aslında mecha animeleri konusunda çok cahildim. Gundam olsun, Evangelion olsun, hep sonraya atmışım. Bizde oturduk Mobile Suit Zeta Gundam seyrettik. Bir haftadan kısa bir sürede bitirdik. Tavsiye etmem. Gundam modeli almak isteyenlere animeleri seyretmemelerini öneriyorum. Almak istediğiniz modeller bir anda katlanarak artıyor. (Zeta Gundam muhteşemdi bu arada… Endüstri bırak yerinde saymayı, resmen geri geri gitmiş.)

Ucuzlardan başlayalım dedik (Kalitesine ve çıkış tarihine göre fiyatları ¥240 ile ¥24,000 arası değişiyor) ve ben Gundam 00’dan GN-X modelini aldım, İçten de Mobile Suit Zeta Gundam’dan Hyakushiki‘yi aldı. En hesaplı kargo seçeneği, ki paketi elimize ulaştırma garatisi bile vermiyordu, sorunsuz, iki haftada paketi bize teslim etti. Kutu beklediğimden küçük göründü gözüme ama kargo ücretlerini düşününce… Daha da küçük yapsınlar bunları.

Kutudan , rahat anlaşılan ve detaylı bir kitapçık çıktı. Hatta ilk göz gezdirdiğimde bir saatlik işi olduğunu düşünmüştüm (Güle oynaya, resim çekip arada yemek de yiyerek dört beş saat sürdü sanrım. Daha ileri seviye modellerin sadece birleştirilmesi bile on onbeş saatten başlıyormuş.). Kutunun sağına soluna koydukları, modelin poz verdiği resimler resmen ağzının suyunu akıttırıyor. Ne yazık ki kutudaki parçaları birleştirince bir anda o resimlerdeki hali elde edemiyorsunuz. Uğraş istiyor biraz.

Parcaların içinde durduğu plastik çerçeveye (Izgara/parmaklık/plaka?) sprue demeye alıştım Warhammer eskilerinden. Kutudan üç büyük, bir küçük sprue çıktı. Tek sprue içinde birden fazla renk görmek çok hoş bir değişiklik oldu benim için. Kullandıkları plastiğe de, çerçeveye tutturulma şekline de bayıldım. Bazı parçalar (Özellikle küçük spruedaki parçalar) hiç kesici alet kullanmadan tertemiz çıkarılabiliyor. Kalıntı olursa bıçakla temizlemeyi, zımpara kağıdına tercih ettim. Alıştığım Warhammer modelleri genelde organik yüzey ya da giysi olduğu için, yerinden çıkarırken zarar verdiğim parçaları zımpara ve ateşle düzeltirdim, olmadı boyayla kapatılabiliyordum ama gunplalarda çok sırıttı. Hoşuma gitmeyen yerlerini siyaha boyayıp kapatamadığım bu çıplak sergilenecek model biraz korkuttu ama en azından beni temiz çalışmaya ittiği için mutluyum. Eklemler için yumuşak plastikten yapılmış parçalar kullanıyorlar o yüzden hem rahat takıp çıkarabileceğimiz kol ve bacaklarımız oluyor hem de yapıştırıcı kullanmamıza gerek kalmıyor (Gerçi on yıl kadar sonra o parçalar evsafını kaybedince modeli bir arada tutmak zor olacak sanırım). Modelin yapıştırıcı istememesi harika olmuş. Tekrar Legolarla uğraştığımı hissettirdi bana. Ama bazı parçalar yanlış takıldığında resmen ayrılamıyorlar. Herhangi bir yapıştırıcı kullansam daha rahat ayrılırlardı sanırım. Bizim yaptığımız seviyedeki (High Grade) modellerin içinde iskeletleri yoktu. Anladığım kadarıyla kaplama parçaları üstüne oturtulan iskeletlere sahip modellere poz verdirmek daha kolay oluyor. Bizimki gibi kol, bacak, gövdeyi falan ayrı ayrı yapıp birleştiridğimiz modellerde bazı sahneler yakalamak isteyen insanlar modeli kesip biçip, istedikleri pozda yapıştırmaya hazır olmalılar (Gerçi beni tatmin etti. Harika duruyor şerefsizler… Dengede tutmak kolay. Breakdance bile yapıyorlar). Silahları (Kılıçlar hariç) biraz oyuncak gibi duruyorlardı. Tek renk olmamış. Birazını boyamaktan da hoşlanmıyorum. Gerçekçi olsun istiyorsam sağlam bir boya atmam lazım.

Boya demişken. O kutunun yanlarındaki resimler vardı ya hani modelin muhteşem gözüktüğü? O görüntüye yaklaşmak için panel lining yapmanız gerekiyor. Gunplanın üzerindek çizgileri belirginleştirmek için boya, mürekkep artık ne kullanıyorsanız onunla üzerlerinden geçmeniz gerekiyor. Yoksa gerçekten oyuncağa benziyorlar. Hazır eliniz değmişken bir iki yerini biraz boyarsanız (Bir iki girintiyi renklendir, yekpare plastik gibi görünmese benim için yeter şimdilik.) minimum uğraşla harika bir model elde ediyorsunuz.

İlk denememden çok zevk aldım. Para harcayak yeni alanlara ihtiyacım yoktu pek ama olsun, gunpla çok eğlenceli bir iş. Yenisi şimdiden yolda ve aklıma geldikçe ellerim kaşınıyor. “Şu insanlara tavsiye ederim bilmemneyi beceremiyorsanız uzak durun” demeyeceğim. Küçüklerden başlayın, tipini beğeniyorsanız alın yapın. Gerçekten bir model yapma geçmişine ihtiyaç duymuyorsunuz. Olmadı youtube sizi iki dakikada uzman gibi hissettirir (Ama başlangıç videolarına bakın. Bazı ileri seviye gunpla severler işin suyunu çıkarmış, heves kırıyorlar bazen.).

Silah ve uzaklık pek fark etmiyor. Char’ın içinde olduğu mobile suitler genelde pek isabet almıyorlar zaten…

Facepalm bile yapabiliyor ya… Çok şirin, yirim yirim seni ondokuz metrelik yetmiş tonluk metal yığını.

Star Wars: The Old Republic – Balta yerine ışın kılıcı, elf yerine twi’lek

Uzun zamandır mmorpg oynuyorum. Ultime Online ile başlamıştım 56k modem çağında bu illete (Oyunu yükledim ay telefon faturasını üç katına çıkarmıştım sanırım). Henüz bırakamadım, bırakmaya da niyetim yok. En son World of Warcraft’ta yıllarımı harcadım ve en sonunda o kuyuyu da kurutmayı başardım ama şimdi düşündüğüm zaman aklıma hep güzel anları geliyor.

Bioware son zamanlarda hoşuma gitmeyen bazı kararlar (Başlıca Downloadable Content manyaklıkları) almış olsa da hala en sevdiğim oyun yapımcılarından biri. Oyunları, her zaman, içinde beni çekebilecek öğeler bulundurdu (Müzik, hikaye, ortam, Imoen/Morrigan/Bastila/Aribeth…). 2003 yapımı Star Wars: Knights of the Old Republic çıktıktan sonra etrafta “Bioware Kotor online çıkaracak devam olarak” söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Kotor 2 ve yetersiz, tatmin etmeyen sonu hevesimi kursağımda bıraksa da, Star Wars: Galaxies felaketinden sonra bile hala online Star Wars oyunu konusunda umudum vardı. Mmo deneyimi olmadığı halde böyle projenin altından anca Bioware kalkar diyordum. Tabi içimde hala oyunu başkasının yapıp mahvetme olsılığı, daha kötüsü Bioware’in yüzüne gözüne bulaştırma olasılığı yüzünden yayılan bir korku vardı.

Star Wars: The Old Republic, kısaca swtor, tembelseniz (bknz. ben) tor,hakkındaki ilk söylentiler etrafta dolaşmaya başladığında bile kararlıydım, en azından Star Wars evrenine saygı gösterme amacıyla oynamam gerekiyordu. Oyunu kim yaparsa yapsın, eninde sonunda içine etmeyi başaracak, ben de o zamana kadar tadını çıkarırım, lightsaberlarla Coruscant hatırası resim çektirim, sonra yeni gelenlere “Bizim zamanımızda…” ile başlayan nutuklar çekerim, onlar sıkıntıdan nefes almayı bırakana kadar susmam diye düşünüyordum. Salladıklarımın ne kadarı tutar bilmem ama oyunun açılış menüsü müziğini duyduğum anda beklediğime değdiğini hissettim.

Tor, sizi Star Wars havasına sokmayı çok iyi biliyor. Adamlar zaten Kotor’dan deneyimliler sizi koskoca evrende önemli hissettirmekte. Filmlerden aşağı yukarı 3.500 yıl önce geçmesi harika olmuş. Ben her zaman Star Wars’u bir uzay masalı olarak görmüştüm. O nedenle eski görünen, hantal ve belki biraz kullanışsız uzay gemileri, silahlar, ekipman ya da droidler çok hoşuma gitti. Bir gezegenden başkasına geçtiğiniz aman kendinizi cyberpunktan steampunka geçiş yapmış gibi hissedebiliyorsunuz (Bahsetmeden geçemeyeceğim… Tatooine zamandan etkilenmeyen bir yermiş. Üçbin dörtbin yıl hiç fark etmiyor. Zaten eski ve yeni üçleme arasında değişmediğini düşünüyordum meğer Revan’ın zamanından beri aynıymış). Havaya girmek demişken, oyunun açılış ve taraf seçtikten sonra gösterdikleri videolar (Neden bu adamlar film ya da dizi yapmıyorlar diye bağırarak ekrana kafa atırmanın yanı sıra) oyuncuyu çok güzel havaya sokuyor. Tor’u oynamayacaksanız bile, eğer Star Wars ile uzaktan yakından alakanız varsa, lütfen Retun, Deceived ve Hope videolarını seyredin. İlk gördüğüm zaman Deceived’i en 4 kere seyretmiş olmalıyım. Birileri beni ekranı yalarken yakalamış olabilir.

Tor’un sevdiğim tarafı, mmolarda pek keşfedilmemiş bir alanda dolaşması. Wow ve arkadaşları gibi bilindik mmorpglerde genelde hikaye aslında sizinle ilgili olmaz. Sizin karakteriniz hikayedeki önemli insanların arkasından giden bin atlıdan biri olur. Tor’da hikaye sizinki. Republic askeri misin? Parçalanmış bir özel tim olan Havoc squad’ı tekrar topla. Sith? Masterının yolladığı yerlerde içinde güç barındıran eski eşyalar ararken kadının kuyusunu kazmaya çalış. Hikayeler ordan dallanıp budaklanıyor. Her ayak bastığınız gezegende size özel olduğunu hissettirecek bir görev zinciriniz oluyor. Bir karakterinizden diğerine geçerken de npclerin tepkilerinde bariz değişiklikler olduğunu fark ediyorsunuz. Bounty Hunterken “Para kokusu alınca senin gibi her pislik buraya üşüştü” diyen adam Sith Warriora “Lordum çok özür dilerim burda bu kadar önemli bir misafirimiz olduğunu bilmiyordum” diye yağ çekmeye başlıyor. Bunları en etkiliyici yapan tüm dialogların, sizin karakterlerinki dahil, seslendirilmiş olması (Sanırım Republic Trooper da oynamamın tek nedeni, kadın trooperın Jennifer Hale tarafından seslendirilmesi). Adamlar Guinness Rekorlar Kitabı’na girmişler “Largest Entertainment Voice Over Project Ever” ile, yani karşılaştırıldıkları sadece diğer oyunlar değilmiş. ikiyüzbin üstü kaydedilmiş dialog var deniyor oyunda. Eğer bir gün oyunun kaça mal olduğu açıklanırsa büyük bir olasılıkla ikinci bir rekor daha kıracaklardır. Sadece Star Wars isimini kullanmak için bile servet ödüyorlardır Lucas amcaya.

Anlatmak, paylaşmak istediğim başka şeyler de aklıma geliyor aslında ama artık başka yazıya kaldı onlar.